Covid-19 Döneminde Uzaktan Eğitimin Çocuklara Etkileri ve Tavsiyeler

Ana sayfa » Makaleler » Covid-19 Döneminde Uzaktan Eğitimin Çocuklara Etkileri ve Tavsiyeler

 

Korona virüs salgını sebebi ile çocukları ve gençleri enfekte olmaktan ve bulaştırmaktan korumak amacı ile 23 Mart 2020 tarihinde TRT ve EBA üzerinden  uzaktan eğitim  e-okul sistemine geçiş yapıldı.Korona virüs Covid19 ile mücadele kapsamında tüm dünyada pek çok  çocuk aynı durumu yaşıyor.

E-okul uzaktan eğitim platformu , yaşadığımız salgın sürecinin bir parçası.Hem çocuklar hem veliler için alışma döneminde yaşanılan zorluklar bir yana, korona virüs Covid19 salgınını atlatabilmemiz için herkesin evde kalmasına ihtiyaç duyulan bu dönemde, e-okul doğru ve başka opsiyonu olmayan bir çözüm.

Elbette korona virüsü salgını ve karantina döneminde  ebeveynlerin çocukları doğru bilgilendirmesi ve duygusal açıdan desteklemesi oldukça önemli.

Virüs ve etkileri hakkında çocuklara doğru ve yaşlarına uygun bilgiler aktarmak , yaşlarına ve bilişlerine uygun olmayan medya haberlerinden uzak tutmak ,hijyen ve sosyal mesafe konularında nasıl önlem alacaklarını anlatmak,  güven sağlaması gereken figürler olarak çocuklara duygu ve davranış açısından doğru model olmak gibi çocuklarımızı destekleyebileceğimiz bir dizi süreç mevcut.

E-Okul, yani uzaktan eğitimin çocuklar üzerindeki etkileri ise  gördüğüm kadarıyla çocukların kişilik yapılarına ve aile tutumlarına göre farklılaşıyor.

Eğitim sistemini  zor ve yetersiz bulan bir grup ebeveyn ,çocukların yanında şikayetlendiklerinde  çocukların uzaktan eğitime olan motivasyonlarının düştüğünü görüyoruz. Derslerin hızlı anlatıldığını, vasat anlatıldığını düşünen anne-babalar olduğu kadar, verimli geçtiğini düşünen ebeveynler de mevcut.

E-okul sisteminin verimlilik ve kalitesinden ziyade, çocuklar üzerinde ne gibi etkileri mevcut ve gelecekte ne gibi etkileri olabilir bu yazıda odaklanacağımız nokta bu.

Danışanımız olan ebeveynlerin ve çocukların görüşleri ile konuya girmek istiyorum.

(İsimler değiştirilmiştir)

Ali 2. sınıf öğrencisi. Özel Okul. Ebeveynlerine  kulak verelim:

Ali okulda hareketliliği ve kurallara uyamaması sebebiyle problemler yaşıyordu. Okula gitmek onun için neredeyse işkence gibi bir durumdu. Dersleri dinlemiyor, anlamıyor ve tepkisel davranıyordu. E-Okul sisteminde problemler yaşayacağımızı düşünürken, sabah kalkıp derslere güler yüzle giren , ödevlerde bize zor zamanlar geçirmeyen bir çocukla karşılaştık. Şoktayız. Ancak okul açıldığında ne olacak merak ediyoruz. Ali evde hem rahat hem derslerini yapıyor, demek ki sorunumuz okuldaki diğer çocuklarla uyumsuzluğuymuş. Ya okul açıldığında Ali bu rahata alıştıktan sonra hiç gitmek istemezse ne olacak ?

 

Can 1. sınıf öğrencisi. Özel Okul. Annesinin yorumları:

Ekranda birbirlerini görebiliyor olmaları e-okul  sisteminde önemli bir unsur. Can bu şekilde dersleri dinleme konusunda çok daha motive oluyor. Yalnız öğretmen soru sorduğunda cevaplamak isteyip kendini göstermek adına ekrana yapışıyor. Tabii sınıf ortamı gibi olmadığı için öğretmen görmediğinde sıkıntı yaşıyoruz. Bizimki kendini sınıfta zannederek derse kendini kaptırıyor.

 

Aleyna 4. sınıf öğrencisi . Devlet Okulu. Ebeveynleri şöyle anlatıyor:

Biz sabah kaldıramıyoruz, ekranı hep geç açabiliyoruz.Okuldaki ciddiyeti evde sağlayamıyoruz. Yatağında yatarak , yemek yiyerek ,5 dk.da bir kalkıp içeri giderek bazen de elinde oyuncağı ile ders ortamında olmaya çalışıyoruz. Ben de yanında öğrenci gibi oturuyorum. Okulların açılmasını dört gözle bekliyorum. Okul disiplini kızıma iyi geliyor. Biz evde bunu oturtamadık.

 

Melis 9.sınıf öğrencisi. Özel Okul. Kendi anlatıyor:

Biz görüntülü konuşma üzerinden eğitim görüyoruz ve okul saatlerimiz aynı (8.00-14.50), Bir de biz hem birbirimizi hem de öğretmenleri görebiliyoruz. Birbirimizi görmemiz bence çok iyi çünkü kolay uyum sağlamamı sağladı. Başka olumlu olay ise derste istediğim kadar çay kahve içebilmem. Kısacası özgürüm. Olumsuz olan  ise saatler boyunca ekran karşısında olmak gözlerimde inanılmaz ağrı yapıyor hatta annem geçen gün senin gözlerin çok kanlanmış dedi. Ben geri döndüğüm zaman kesinlikle bu sistemi özleyeceğini düşünüyorum mesela bir dersten çıkıyorum annem tatlı getiriyor. Evim çok rahat. Okula giderken sabah 6 da kalkmam gerekiyordu şimdi 7.50 de kalkıp daha çok uyuyorum ve daha zinde uyanıyorum. Evet arkadaşlarla sosyalleşmek açısından okul daha iyi elbette ama böyle daha iyi öğreniyorum. Okullar açıldığında kesinlikle bu e-okul sistemini özleyeceğimi düşünüyorum.

 

Ege 7. sınıf öğrencisi. Devlet Okulu. Kendi anlatıyor.

Ben okulu özledim, arkadaşlarla eğleniyorduk. E-okul da hiç motive olamıyorum, dersleri filan dinleyemiyorum.Bir de ödev filan veriyorlar, bu karantina ve virüs durumunda nasıl motive olacağız ki.Bir de annem aralarda gelip bakıyor filan ,yani düşünsene ders sırasında annem kapıyı açıyor bakıyor, böyle okul ortamı mı olur. Çok fena bence.

Temel konumuz, korona virüs tedbirleri sebebi ile uzaktan eğitimin şekillerini irdelemek değil,çünkü acil önlemler doğrultusunda ideal bir düzen sağlanamamış olması normal. Ancak çocukların ne şekilde etkilendiğine baktığımızda, bu noktada uzaktan eğitimde okulların farklı uygulamalarının çocukların motivasyon ve psikolojisini farklı açılardan etkilediğine de şahit oluyoruz.

Bazı devlet okulları ile özel okullar farklı uzaktan eğitim sistemlerini kullanıyor. Kimi okullar Zoom-Skype gibi kanalları kullanarak canlı dersler yapıyor. Bazı okullar TRT ve EBA TV den bant kayıt ders anlatımları kullanıyor.

Çocuklara ve ailelere kulak verdiğimizde, canlı anlatılan derslerin belli bir motivasyon sağladığını ve çocukların bu etkileşimde daha iyi hissettiklerini görüyoruz.

Eba Tv ve TRT kayıt anlatımlı derslerde, etkileşim olmadığı için çocuklar sıkılıyor ve motive olamıyorlar.

Bu noktada çocukların aktif katılımını sağlayacak içerik üretebilmenin önemli olduğu sonucuna varıyoruz.

Böyle bir dönemde adil ve en ideal uzaktan eğitim sistemini arar durumda olmamamıza rağmen , çocukların kaygı unsurları içeren korona virüs izolasyon günlerinde hem psikolojilerini hem de gelişmelerini elimizden geldiğince sağlıklı tutmak  gerekiyor.

Bu zor süreçte çocuklar yaşadıkları duygularını anlayamayabilir ya da ifade olanağı bulamayabilirler. Ailelerin çocukları ile hem izolasyon ve virüs hakkında hem de eğitim sistemi hakkında duygularını paylaşabilecekleri ortamlar hazırlamaları önemli.

Koronavirüs tedbirleri kapsamında uzaktan eğitimin çocuklar üzerindeki psikolojik etkilerine gelirsek, yukarıdaki anlatımlarda da gördüğümüz gibi, çocukların kişilik yapısı, uyum becerileri, disiplinel faktörler, ailelerin tepkisi gibi önemli unsurlar olumlu ya da olumsuz etki düzeyini belirliyor.

Ebeveynlerin uzaktan eğitim sisteminde memnun olmadıkları yönler olsa bile, çocukların önünde bu eleştirileri dile getirmemeleri gerekiyor. Çocukların düzenli olarak derse katılımlarını sağlamak ve teşvik edici yaklaşımlarda bulunup , disiplini elden bırakmamak da diğer önemli konu. Çocuklar, bu derslerden keyif almasalar bile sorumluluk bilinci ile yaklaşmaları gerekiyor.Sonuçta çocuklarımızı eğitirken sadece öğrendikleri  dersler ya da akademik başarıları değil, disiplin ve sorumluluk bilincini kazandırma kısmı daha önemle üzerinde durulması gereken bir durum.

Uzaktan eğitim dönemini tatil gibi algılayan bir grup çocuk olduğu kadar, sisteme uyum sağlayıp derslerini dinleyen bir grup çocuk da var. Ancak ders dinlenmesinin ve sorumluluklarım yapılmasının haricinde her iki grup çocukta da ortak nokta, evin okuldan çok daha rahat olduğu yönünde birleşiyor.Dolayısıyla okul dönemi başladığında  rahata alışmış çocuklarla okul disiplinini sürdürmek biraz zorlayıcı olabilecek gibi geliyor.

Hareketli ve sosyal kişilik yapısı olan çocukların istedikleri etkileşime erişemedikleri ve kendilerini ifade edemedikleri  için uzaktan eğitime motive olamadıklarını görüyoruz.

Uzaktan eğitim sisteminde özel okullar ve devlet okullarının ,psikolojk danışmanlık ve rehberlik servislerine daha çok iş düştüğü fark ediliyor. Canlı ders yapılan sistemlerde bu durum bir nebze fark yaratabilir ama Eba ve Trt eğitimlerinde çocuklar etkileşim ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar. Bu noktada ailelerin çocuklarına duygusal paylaşım ve sosyalleşme anlamında daha çok destek vermeleri önem taşıyor.

Okullar açıldığında ,bir süredir evlerde vakit geçiren hatta eğitim gören çocukların yaşayabileceği sorunlara baktığımızda: İçe çekilme, Uyumsuzluk ,Disiplinsizlik ,Kaçınma,Dürtüsellik ,Aşırı Hareketlilik,Yüksek Kaygı gibi durumların görülme olasılığı yüksek.

Bu olumsuzlukları en aza indirgemek için ise ebeveynler:

  • Kendi duygu durumlarını sakin ancak kararlı tutmalı
  • Çocukları ile paylaşım içinde olmalı. Oyun oynamak, süreçle ilgili doğru açıklamalar yapmak, sohbet etmek,geleceğe dair güven vermek vb.
  • Çocuklara dersleri ve ev işleri ile ilgili sorumluluklar verip takip etmeli
  • Eğitim sisteminde eksik ve açıklar görülse bile bir yere kadar desteklediğini belirtmeli
  • Ödevler takip edilmeli
  • Tablet ve telefon ile çok vakit geçirmelerine karşı olsak bile, bu özel dönemde arkadaşları ile online platformlarda sosyalleşmesini desteklemeli