izmir psikolog

Travma Danışmanlığı

panik_atakTravma Danışmanlığı

Travma, hayatın günlük akışı içinde, hiç beklenmedik bir anda, kişinin yaşamına, sevdiklerine, inanç sistemlerine, fiziksel bütünlüğüne kast eden olayları yaşama ya da bu olaylara tanık olma olarak tanımlanabilir. Travmanın kişiler üzerinde yarattığı etkiler travmayı direkt olarak deneyimlemek, travmanın şiddeti ve olay sonrasında yaşamında ne gibi değişiklikler olduğu ile bağlantılıdır. Olayın, doğal bir afet nedeni (deprem, sel vs.) ile mi olduğu, insan eli (trafik kazası, hırsızlık vs.) ile mi oluştuğu, kendisinin mi deneyimlediği ya da sadece tanık olduğu bir olay sonucu mu olduğu travma sonrası etkilerin şiddetini belirler. Travma sonrasında tüm insanlar aynı tepkileri aynı şekilde göstermezler. Bazı insanlar başa çıkma mekanizmalarını kullanarak bir süre sonra eski, normal yaşantılarına dönebilirler. Travma sonrasında gerek yetişkinler gerekse çocuklar ne kadar çabuk günlük rutinlerine dönerlerse, çevrelerinden destek alırlarsa travma sonrasında iyileşmeleri o kadar hızlı olacaktır. Ancak bazı insanlar daha önce de benzer olaylar yaşamış olabilir ya da yaşantılarında zaten birçok zorlukla mücadele etmiş olabilirler. Bu kişilerin travma sonrası verdikleri tepkiler uzun sürebilir, günlük yaşantılarına dönmekte, hayatlarının sürekliliğini ağlamakta zorluk çekebilirler. Bazen de kişiler bu durumu fark etmeden atlattıklarını düşünerek yaşantılarına devam ederler. Oysa yaşamlarında ortaya çıkacak yeni bir olay ile birlikte eski travma alevlenecek ve ortaya çıkan travmanın etkileri daha da büyük olacaktır.

Travma sonrası tepkilerini şu başlıklarda toplayabiliriz:

  •  Fiziksel tepkiler (kalp çarpıntısı, bayılma, titreme, bulantı, karın ve baş ağrıları vs.)
  •  Duygusal tepkiler (kaygı, öfke, suçluluk, inkar, depresif duygu durumu vs.)
  •  Davranışsal tepkiler (aşırı yemek yeme ya da hiç yememe durumu, başkalarına karşı öfke davranışları, suçlayıcı konuşma ve davranışlar, aşırı konuşma, aşırı hareketlilik, alkol ve madde kullanımı vs.)
  •  Zihinsel tepkiler (dikkatini yoğunlaştıramama ya da gereksiz ayrıntılara aşırı dikkat verme, hafıza sorunları, karar verme güçlükleri vs.)
  •  Sosyal tepkiler (iş ve aile hayatına ilgisizlik, sosyal yaşantıdan uzaklaşma, çevresi ile iletişim bozulmaları vs.)

Çocuklarda travma sonrası gözlenen belirtiler :

  • Uyku bozuklukları, kabuslar,
  •  Parmak emme, alt ıslatma gibi bebeksi davranışlara geri dönüş,
  •  Kıpır kıpır, huzursuz olma, aşırı hareketlenme,
  •  Sık ağlama, huzursuzluk ,
  •  Anne-baba ile olan ilişkilerde farklılık, aşırı bağlanma, ayrılamama ya da tamamen içine kapanma, etrafa ilgisizlik,
  •  Uyku, yeme içme düzeninde değişiklikler
  •  Sürekli olay hakkında konuşma, bu olayla ilgili oyunlar oynama, olayın tekrarlanacağı endişesi, 
  •  Okul başarısında düşüş, 
  •  Dikkatte azalma/bozulma,
  •  Küçük olaylara aşırı tepkiler verme (sesten ürkme vs.).

Travma sonrasında olayın üzerinden en az 1-2 ay geçtiği halde yetişkinlerde ya da çocuklarda yukarıda saydığımız belirtiler devam ediyorsa travma sonrası stres bozukluğundan söz edebiliriz. Bu durumda profesyonel bir yardım almak gereklidir.