izmir psikolog

Makaleler Makaleler

ÖFKENİN DOĞASI VE ÖFKE KONTROLÜ

0 Yorumlar
1290

ÖFKENİN DOĞASI VE ÖFKE KONTROLÜ

Öfke doyurulmamış isteklere, istenmeyen sonuçlara ve karşılanmayan beklentilere verilen duygusal bir tepkidir. Tehditlere karşı doğal bir uyum tepkisidir. Öfke diğer duygular gibi son derece doğal, evrensel ve sağlıklı olarak ifade edildiğinde yapıcı ve kişiler arası iletişimi düzeltici olabilen bir duygudur.

Öfke duygusunun merkezinde kişinin, kendisine saygı gösterilmesini beklediği için başlattığı bir isyan vardır. Öfke kişinin kendini korumak için duyduğu şiddetli arzudan kaynaklanır.Bu duygu kişiliğimizin doğal bir parçasıdır. Öfkeli kişi, incinmiş, kırılmış , reddedilmiş kişidir.Temel değerlerine ve inançlarına saygı gösterilmemiştir.Öfkeli kişiler, çoğunlukla farklılıkların acıya neden olacağına dair güçlü bir inanç geliştirmişlerdir. Çıkabilecek herhangi bir anlaşmazlıkta anında savunmaya geçerler.Biliş sistemlerinde bulunan veriler kendilerini korumaya almaları için onları uyarır.Kontrolsüz bir şekilde öfkelerini dışa vurmalarına sebep olur.

Öfkenin ne bastırılması ne de inkar edilmesi sağlıklı ve etkili bir ifade yo*lu olarak görülmemektedir Sonuçta her tur öfke*nin kişiyi uyarıcı, koruyucu veya harekete geçirici bir işlevi vardır.

Öfkelendiğimizde beş boyut birbiriyle ilişkili ve eş zamanlı olarak aktif olur. 

Bilişsel Boyut : Bir engellenme durumu ile karşı karşıya gelen kişi yaşadığı bu durumla ilgili bir takım düşünceler geliştirir. Eğer kişinin geçmişte yaşadığı benzer olaylar sonucunda zaten geliştirmiş olduğu bir düşünce kalıbı var ise olay esnasında bu otomatik düşünceler tekrar aktive olarak kişinin farklı tepkiler vermesine neden olabilmektedir.

Duygusal Boyut : Yaşanılan düşünsel ve fiziksel değişimler duyguları da etkilemektedir.Korku,kaygı,panik ,nefret,bunaltı gibi duygular öfkeye eşlik edebilmektedir.

Fiziksel Boyut : Yaşanılan engellenme durumu karşısında vücutta bazı değişimler olmaktadır.

İletişimsel Boyut : Öfke kişinin kendini kontrol altına alabilmesi ve insanlarla uygun bir şekilde iletişim kurabilmesi son derece önemli iken, bazen duygular kontrol edilememekte ve iletişim çatışmalarına neden olabilmektedir.

Davranışsal Boyut : Yukarıdaki dört boyutun uygun şekilde yaşanması durumunda problemi çözmeye yönelik uygun tepkiler sergilenirken, diğer durumlarda uygunsuz tepkiler karşımıza çıkmaktadır

Öfkeyi kontrol etmenin amacı, insanın bu duygusunu saldırgan davranışlara dönüştürmeden, kendisine ve çevresine zarar vermeden doğru olarak ifade etme becerisini kazandırabilmesidir.

Öfkemizi kontrol etme sürecinde önemli olan öfkeyi doğru şekilde, doğru kişiye, doğru miktarda, kontrollü bir şekilde ulaştırabilmektir. Saygı çerçevesi içinde öfkemizi dışarıya vurabilmek sağlıklıdır.

Bazı kişiler, öfkelerini açıkça agresif şekilde yansıttıkları zamanlarda ,davranışlarının sorun çözmekten ziyade sorun yarattığını fark ederler.Bu kontrol sürecindeki farkındalık için önemli bir adımdır.Ancak bir sonraki adımı yanlış attıklarında, yani "öfkemi dışa vurmamalıyım” seçeneğini kullandıklarında, reddedilmekten korkarak pasif biçimde öfkelerini bastırma ve biriktirme yoluna gidebilirler.Bu da yanlış öfke kontrol yöntemidir.

Öfkeyi kontrol atında tutabilmek için kişiler, öfkelerinin ardındaki isyanı görmeli ve tanımalıdırlar. Öncelikle öfkenin nedeninin diğer insanlar ve olaylar değil de kişilerin kendi gerçekleşmemiş beklentileri sebebiyle doğduğunu bilmek gerekir. Öfke sırları çözülemeyen gizemli bir duygu değildir. Kişinin öfkesinin ardında yatan ihtiyacını tanıması için yalnızca biraz kendisini analiz etmesi gerekir.Sağlıklı öfke yönetiminde eksik kalan unsur,kişinin iç dünyasına odaklanmasıdır.Öfkeli hisettiğinde doğru tercihleri yapabilmek için ,kişinin içinde bulunduğu durumlar hakkında derin düşünebilme alışkanlığına ihtiyacı vardır.

Öfke duygusunu tetikleyen faktörler birbirinden çok farklı olabilir. Kişinin kendisini güvende hissetmemesi,kişinin korkuları, kişinin duygusal bağımlılığı, kişinin kontrolü ve gücü elinde tutma isteği, kişinin diğer insanlara düşünce ve davranış özgürlüğü tanımaması,kişinin farklılıklara açık olmaması,kişinin emretme odaklı düşünce biçimi, öfke duygusunu tetikleyen kişiye özgü etmenlerdir.

Öfke yönetimiyle ilgili sorun yaşayan kişiler genelde çevrelerindekilerden gerekli ve yeterli tepkiyi almadıkları sürece kendilerini haklı görürler. Bu nedenle de değiştirilmesi ya da iyileştirilmesi gereken bir davranış olduğunu düşünmezler. Tepkiler artmaya başlayıp, insanların kendisinden uzaklaşmaya başladığını görünce, hissettiği öfkenin kendisine psikolojik zarar verdiği gibi, fizyolojik zarar da verdiğini görmeye başladığında psikolojik destek alma ihtiyacı hissederler.

Sağlıklı öfke yönetimi konusunda sağlıklı seçimler yapmak kişilerin elindedir.Kişiyi kurduğu ilişkilerde başarısızlığa sürükleyen öfke kontrolsüzlüğünden kurtulması için atması gereken ilk adım, bu duygu ile ne yapmak istediği konusunda isteğini belirlemektir.Öfkeyi yönetmeye başlamadan önce kişinin kendisine sorması gereken soru şudur.”Öfke duygumu iletmeye çalıştığımda aslında neyi başarmak istiyorum? " Öfke ,yapıcı amaçlarla birleştirilebilirse ,kişiyi baskı altına alan ve sergilenen davranışlar sebebi ile daha sonra kişide pişmanlık yaratan bir duygu olmaktan çıkar.

Öfke duygusu ile ne yapmak istediğiniz sizin kişiliğiniz ile ve derin ihtiyaçlarınız ile ilgili olabilir. Öfkeniz ile doğruluğuna inandığınız düşüncelerinizi karalı bir şekilde savunmaya çalışıyor olabilirsiniz. Sınırlarınızı diğer tarafa göstermek istiyor olabilirsiniz. Kendinize saygınızı oluşturmak istiyor veya kişisel ihtiyaçlarınızı açıkça belirtmek istiyor olabilirsiniz.Karşınızdaki kişiye sorumsuzluğundan ya da yanlış belirlenmiş önceliklerinden kaynaklanan sorunları söylemek istiyor veya önemsediğiniz birinin kötü tercihleri söz konusu olduğunda onu bunlardan uzaklaştırmak istiyor olabilirsiniz.

Öfke duyguları ile ne yapmak istediklerine karar verip bir amaç belirleyen kişiler , bir karar vermişlerdir.Kararlı bir yaklaşımı tercih ettiklerinde , verimsiz sonuçlar doğuran öfke tarzına itibar etmemeyi seçerler.Bu kararlı yaklaşım,kişinin kendi saygınlığını, sınırlarını ve ihtiyaçlarını korurken diğer yandan diğerleri ile olan ilişkisini de saygınlaştırır.Öfke kontrolünde kararlılık, kendini doğrudan ortaya koyma ve kendine hakim olmanın bir birleşimi olarak tanımlanabilir.Kararlı kişiler, öfkelerinin mantıklı bir nedenle bağlantılı olduğuna ve kendilerini açıkça ifade etmeleri gerektiğine karar verdiklerinde, bunu sakin bir şekilde yapmayı seçerler.Karşı tarafa saygıyı elden bırakmadan ve kabalaşmadan kendi fikirlerini savunmayı sürdürürler.Kararlı kişiler, öfkelerini agresif şekilde ifade etmenin kendilerini kızdıran kişilere karşı zafer kazanmak anlamına gelmediğini fark ederler.

Öfke tepkimizi sergilerken amacımızı bilmek ve kararlı bir yaklaşımda bulunmak, kişiliğimizi oluşturan diğer öncelikleri öne çıkarmanın zamanını bilecek kadar olgunlaşmış olduğumuz anlamına gelir.

Öfkeli kişiler, iyi hissetmek adına diğer insanları kontrol etmeleri ve bastırmaları gerektiği yanılgısına öyle takılıp kalırlar ki, öfke anında nasıl biri olmak istedikleri konusunda düşünmek için zaman ayırmazlar.

Kişiler, öfkenin nasıl üstesinden gelecekleri konusunda seçeneklere sahip olduklarını unutma eğilimindedirler .

Peki siz, eğer öfke duygusu ile ilgili kontrol problemi yaşıyorsanız , bu duyguyu ifade ederken, amaçlarınızı ve seçeneklerinizi gözden geçirme konusunda biraz çaba sarf ederseniz ,öfke yönetiminizde nasıl bir ilerleme kaydederdiniz?

Related Articles: Öfkenin Doğası ve Öfke Kontrolü
öfkenin doğası