izmir psikolog

Makaleler Makaleler

KİŞİLİĞİNİZ VE ÇOCUĞUNUZU YETİŞTİRME TARZINIZ

0 Yorumlar
715

KİŞİLİĞİNİZ VE ÇOCUĞUNUZU YETİŞTİRME TARZINIZ

Çocuk yetiştirmek, kişinin hem iyi hem de kötü özelliklerini ortaya çıkarır. Çocuğunuzu yetiştirme şekliniz, kişiliğinize ve temel inanç sisteminize bağlıdır.

Kendinizle ilgili temel inançlarınızdan biri, sevilmeyen biri olduğunuz yönündeyse, daha olumlu temel inancı olan birine göre çocuk yetiştirmede daha fazla zorlanmanız olasıdır.

Kendi çocuğunuzu yetiştirirken, çocukluğunuza ait olayları hatırlarsınız. Kendi anne –babanızın sizi nasıl yetiştirdiği, ne söyledikleri, ne ceza verdikleri,nasıl anlayış gösterdikleri ya da göstermedikleri gibi anılar, güçlü duygularınızı harekete geçirerek kendi çocuğunuza uyguladığınız davranışları etkiler.Sonuçta bildiğiniz ebeveyn modeli kendi anne-babanızın modelidir ve bu modelden etkilenmek çok doğaldır.

Anne-babalar kendi kişilikleri ve koşulları elverdiğince her koşulda çocukları için ellerinden gelenin en iyisini yapmaya gayret eder. Ancak çocuk yetiştirmek yaşarken öğrenilen bir süreçtir ve hata yapılması da kaçınılmazdır. Aslında anne-babalar hata yaptıkları zaman ,hata yapılınca nasıl davranılması gerektiği konusunda çocuklarına yol gösterme şansını da yakalarlar.Hatalarını itiraf eder, gerekirse özür diler,ve hatanın yol açtığı sorunları gidermeyi çocuklarına öğretebilirler.Başarılı anne-babaların yaptığı,çocukları için istenen davranışlara model oluşturmaktır.

Anne-baba olarak, çocuğunuzdan görmek istediğiniz davranışları kendiniz göstererek onlara doğru model olmanız gerekir. Sabırlar tükenene kadar, onlara nasıl davranmaları gerektiğini,nasıl düşünmeleri ve hissetmeleri gerektiğini durmadan söyleyebilirsiniz, ancak bu söylenilenler yaptıklarınız tarafından onaylanmazsa bu kadar dil dökmeniz hiçbir işe yaramayacaktır.

Çocuğuna, her fırsatta arkadaşlarına ve başka insanlara saygılı olmayı öğretmek isteyen bir babanın, otoparkta yerini kapan başka bir arabanın sahibine el kol hareketleri yapıp bağırdığını gören çocuğu, öğretilmek istenenden bambaşka bir şey öğrenecektir.Okulda öğretmeninin hiç kitap okumamasından şikayet ettiği çocuk, evde anne babasını kitap okurken görmüyorsa , kitap okumayı asla alışkanlık haline getirmeyecektir. Televizyon izleme saatlerine kısıtlama getirilen bir çocuk, akşam anne-babasını tüm gece TV izlerken gördüğü zaman, kendisini haksızlığa uğramış hissedecek ve güçlü bir isyanla cevap verecektir.

Benlik algımız, kendimiz , başkaları ve gelecekle ilgili inançlarımız,yaşamımız boyunca çevreden aldığımız tekrarlanan mesajların bir ürünüdür.Davranışlarımızla, bize çocuklarımıza aynı mesajları ve inançları veriyoruz.Sürekli ürkek, kırgın, savunmada ya da öfkeli ebeveynler,çocuklarının da aynı şekilde hissetmesine neden olurlar.Başarılı anne-babalar, kendi duyguları ve inançlarıyla başa çıkmayı öğrenebilmiş, çocuklarında görmek istedikleri davranışları sergileyerek onlara model olmuş anne-babalardır.

Günümüzde çocuklar pek çok zorlukla karşı karşıya kalabilmektedir. Özellikle son zamanlarda artan boşanmalar, çocukların güven duygusunu zedelemekte ve onları kaygı bozukluğuna sürüklemektedir.Çocuklar kendilerini böyle olaylarla gerçekten kötü hissedebilirler ancak bu onların ömür boyu kaygı ve korku dolu yaşayacakları anlamına gelmez. Ebeveynlerin olayları nasıl ele aldığı,çocukların da bu olayı nasıl ele alacakları ve atlatacaklarını büyük ölçüde etkiler. Çocuk yetiştirmek, kişilikleri ve koşulları nedeniyle bazı kimseler için diğerlerine göre daha zordur. Küçükken devamlı babası tarafından dövülmüş bir baba, dayağın doğru bir şey olmadığını bilir.Bu yüzden çocukluğunda çok da acı çekmiştir.Ancak yardım alacak kimsesi olmadığında,başka ne yapacağını bilmediğinde ve sabrı tükendiğinde, saatlerdir sözünü dinlemeyen ve kendini yerden yere atan çocuğuna vurabilir. Kendi annesinden sıcak bir fiziksel temas görmemiş, mesafeli ve soğuk bir ilişki yaşamış bir yeni anne, çocuğuna karşı istese de sevgisini ve şefkatini belli etmekte zorlanabilir. Her birimiz, nasıl yetiştirildiysek, çocuklarımızı da benzer yetiştirme eğilimleri gösterebiliriz. Doğru olmadığını bilsek de, bilmesek de…. Kenilerinin uç noktalarda olduğunu fark edemeyen ve bunları değiştirmek için çaba harcamayan kişiler,ebeveyn olarak büyük zorluklar yaşayabilirler.Çocuk yetiştirmek çok zorlayıcı bir hale geldiğinde , bazıları bu sıkıntının acısını çocuklardan çıkarabilir.

9 yaşındaki Emir’in annesi, son 2 saattir defalarca Emir'e odasını toplaması gerektiğini söylemektedir. Emir TV.nin başından kalkmamakta ve annesini duymazdan gelmektedir.Annesi sakin bir şekilde TV yi kapatır.”Biliyorum ki televizyon seyretmeyi odanı toplamaya tercih ediyorsun, ama şu anda odanı toplamalısın.” Der. Emir bağırarak "Niye televizyonu kapatıyorsun,en sevdiğim çizgi filmi seyrediyordum,sen çok kötüsün ve ben seni hiç sevmiyorum” diye cevap verir.

Eğer Emir’in annesinin kendilik değeri yeterliyse,Emir’in söylediklerinin istediğini yapmak için zorlayıcı bir strateji olduğunu görece ve sakin kalacaktır.Yaptığı davranışa sadık kalacak ve Emir’in odasını toplaması konusunda ısrarcı davranacaktır.Ancak Emir’in annesinin temelde sevilmediğine veya yetersiz olduğuna dair bir iç inancı var ise, Emir’in söyledikleri bir felakete neden olacaktır.Anne bu durumda ona daha fazla ceza verebilir, tartışa büyüyebilir, Emir babasına şikayet edilebilir veya anne sinir krizi geçirip ağlayarak Emir’e taşıyabileceğinden fazla bir suçluluk duygusu yükleyebilir.

Ali’nin babası, stresli bir iş hayatı yaşamaktadır.İşyerinde otoriter müdürüyle ilgili sorunları vardır ve işini kaybetmekten korkmaktadır.İş hayatında yetersiz olduğuna dair temel inancı kuvvetlidir.Akşam eve geldiğinde sofrada problem çıkaran ve yemeğini yemeyen Ali’ye karşı oldukça sert davranır. Sonunda sözünü dinlemeyen Ali’yi pataklar, araya giren anne de durumdan nasibini alır.Ali’nin babası iş hayatındaki yetersizlik hissiyatını, evde gücünü göstererek dizginlemeye çalışmaktadır.İnsanlar kendi hayal kırıklıklarıyla baş edemedikleri zaman çocuklarına karşı şiddete başvururlar.Bu davranışları sadece o an için onlara duygusal rahatlama sağlar.Çocuk da kısa süreliğine itaatkar olur.Dayak alçaltıcı bir cezalandırma biçimidir.Uzun vadede çocuk için olumsuz sonuçlar doğurur ve ebeveyni ile ilgili görüşünü etkiler.

Eğer istediğiniz gibi bir ebeveyn olmayı zorlaştıran geçmiş modelleriniz , kişilik özellikleriniz ve temel inançlarınız var ise, öncelikle bunların farkına varmanız,daha sonra da okuyarak,kendinizi eğiterek,anlamaya çalışarak ya da yardım alarak davranışlarınızı değiştirmeniz sizlere yardımcı olacaktır.Çocuklarınız için neyi ümit edersiniz? Onlardan iş hayatlarında büyük başarılar mı beklersiniz?İleride çok varlıklı olmasını ve size bakmasını mı istersiniz? Onu spora yönlendirir,ona kazanmanın tek seçenek olduğunu söyler ve herkesi geçmesini mi beklersiniz? Kızınızı en güzel kıyafetlerle bir film yıldızı gibi giydirir süsler,onu ışıkların altına mı itersiniz? Çocuklarınızdan neyi nasıl beklediğinizin ve bu beklentileri nasıl ilettiğinizin uzun vadeli etkileri vardır.

Ebeveynler, çocuklarından hiçbir beklenti içine girmez, sınır ya da kural koymaz,çocuklarına sürekline kadar harika olduklarını söylerlerse, çocuğun abartılı şekilde gelişmiş bir kendilik değeri ne sahip olma olasılığı çok yüksektir.Bu çocuklar övgü ve ödül hak etmek için sadece orada var olmalarının yeterli olduğunu öğrenirler.

Çocuklardan beklentileriniz ile, kişiliğiniz ve kendinizden beklentileriniz aynı çizgidedir.Eğer iyimser, eğlenceyi seven, sorumluluk alan ve çalışkan biriyseniz, muhtemelen çocuğunuzun da böyle olmasını istersiniz.Hayal kırıklıklarınız varsa, başarısız olduğunuzu düşünüyorsanız, dünyanın sizi yutacağından korkuyorsanız çocuğunuza da bunu öğretirsiniz.Onlar da bunu yaşamayı beklerler. Çocuklarınız için ümit edebileceğiniz ya da onlardan en çok beklediğiniz şey, onlara neyi örnek olarak sunduğunuzdur. Örneklemenizin sonuçlarını hemen görmeyebilirsiniz ancak uzun vadede davranışlarınızın verdiği ders çocuğunuzun kişiliğini oluşturacaktır.Bu süreçte çocuğunuzun çabalarını ödüllendirmek onu tekrar denemeye yönlendirecektir.

Anne-baba olmak , birçok fedakarlık ve çaba gerektirir.İyi ve kötü günler, ümitler ve kokular,düşler ve hayal kırıklıkları hep olacaktır. Elinizden gelenin en iyisini yapmak için çabalarken , çocuğunuzun her zaman sizin sevginizi ve onayınıza ihtiyacı olduğunu unutmayın.

Related Articles: ÇOCUĞUNUZU PSİKOLOĞA GÖTÜRÜRKEN NE SÖYLEMENİZ GEREKİR ?
çocuk yetiştirme